Tarihçe

Kuzca ve Sağrak Köylerinin Tarihçesi
Kuzca köyünün kuruluşu hakkında kesin bir tarih yoktur. İlk kuran kişilerden bir kısmı Gökpınar mevkiine, bir kısmı önce Kızıltaşın önüne daha sonra Sağrak köyünün olduğu yere yerleşmişlerdir. Gökpınara yerleşenler yazlık olarak şimdiki Kuzca köyünün doğusunda kalan Alakisle mevkiini seçmişlerdir. Kuzcayı seçenler bir süre sonra kışlık yeri tamamen bırakmışlar, ama arazilari orada kalmıştır. Kışlık hayata ihtiyaç duyan hayvanla uğraşan aileler, zaman zaman oralarda kışlık hayatı yaşamışlardır. Sağrak’ta yaşayanlar hem kışlık yerlerini hem de yazlık yerlerini uzun zaman terk etmemişlerdir. Kuzca’ya yazlık yerin yakınlığı, irtibatı kolaylaştırmıştır. Evlenmeler, kız alıp-vermeler, Kuzca ve Sağrak’ın birlikte yaşamanın etkenleridir. Ayrılmayı düşünmeyen Kuzca ve Sağrakta yaşayanlar, birlikte Tota dağından içme suyu getirmişlerdir.

1950 yıllarından sonra tarıma ve hayvancılığa dayalı hayat yerine gurbete çıkma ve İstanbul’da seyyar sütçülük yapma cazip hale gelmiş, hayvancılık ve tarıma dayalı hayat bırakılmıştır. Sağrak’ta yaşayanlar da yazlık yere az göçer olmuş, yazlık ve kışlığa göçse de evini kışlık yere sabitlemişlerdir. Böylece Kuzca’da oturanlar yazlığa, Sağrak’ta oturanlar kışlığa göçmüş ve tamamen yerleşmişlerdir. Daha önce merkezi Kuzca olan, okulu ve camisi bir olan, çocukları aynı okulda okuyan, aynı camide Cuma namazı kılan insanlar, ayrı köylü olmuşlardır. Böylece; Kuzca’ya bağlı Sağrak mahallesi, artık Sağrak köyü olmuştur (1958).

Kuzca; kuz kelimesinden gelir. Güneş görmeyen veya az gören, yağan karı erimeyen yerlere kuz derler. Kuzca güneşi iyi görür ama biraz yüksek olduğu için diğer yerlere göre daha çok yağar. Yağan kar ise kolay erimez. Kuzca köyünün ismi buradan gelse gerektir !..

Sağrak ismi ise nereden geldiği kesin bilinmemektedir. Bazı kişilerin anlattığına göre; Eski Sağrak Çeşmesinin yanında strak bağı varmış. İsmini oradan almış. Bazı kişiler göre, aynı mevkide sağır ve aksakallı biri varmış, ismini oradan almış.

Köylerin arazileri üzerinde bu insanlardan önce insanların yaşadığı arkalarında bıraktıkları harabelerden, mezarlardan ve yer isimlerinden anlaşılmaktadır. Niçin buraları terk ettikleri ve buraları boşalttıkları bilinmemektedir. Buralarda halkı Hıristiyan olan toplumlar, Müslüman olan toplumlar yaşamıştır. Sağrak köyünün doğusunda Adada harabeleri, Kuzca köyünün doğusunda Alakisle ve Kuzca köyünün güneydoğusunda Koca Kuyu harabeleri (şimdi bir taş yığını kalmıştır) bulunmaktadır. Bunlar Hıristiyan yaşantının belirtileridir. Aynı yörede halkı, Müslüman olan insanların yaşadığı kalan mezar taşlarından (Delik pınarın Güneybatısındaki mezarlık), kalan eski tarla ve kuyu isimlerinden (İbiş tarlası, İbiş kuyusu, Hacı İbrahim tarlası, Hacı İbrahim kuyusu) anlaşılmaktadır. Buralarda yaşayan ilk insanların ishal hastalığı yüzünden öldüğü ve geri kalanların da buraları bu yüzden terk ettiği söylentisi yaygındır.

Kaynak: Emekli Öğretmen Mehmet Naci Şen, Isparta 2005